Her sınıfta ortalama bir iki çocukta görülen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), çocuk psikiyatrisine en sık başvuru nedenlerinden biridir. Çocuğun dikkatini sürdürmesini, yerinde durmasını ve davranışlarını kontrol etmesini zorlaştırır. DEHB'li çocuklar çoğu zaman "yaramaz", "tembel" ya da "terbiyesiz" diye etiketlenir; oysa yaşadıkları zorluk, beynin gelişimiyle ilgili bir farklılıktan kaynaklanır. Doğru tanı ve aile, okul ve hekimin el ele yürüttüğü bir planla bu çocukların okul ve ev hayatı belirgin biçimde rahatlar. Aşağıda anne babaların muayenede en sık sorduğu soruları ve cevaplarını topladık.
“Çocuğum sadece enerjik mi, yoksa DEHB mi?”
Çocukların hareketli ve meraklı olması doğaldır. DEHB'de ise dikkat güçlüğü, hareketlilik ve dürtüsellik yaşıtlarına göre belirgin biçimde fazladır, en az altı aydır sürer, hem evde hem okulda görülür ve çocuğun öğrenmesini, arkadaşlıklarını ve aile içi ilişkilerini etkiler. Yalnızca evde ya da yalnızca bir derste ortaya çıkan davranışlar başka nedenlere işaret edebilir.
“Hangi belirtiler dikkat çekmeli?”
- Bir yapbozu ya da ödev sayfasını bitirmeden kalkıp başka bir şeye geçmek
- Bildiği bir soruda işlem basamağını atlayıp yanlış yapmak, üç adımlı bir yönergenin ancak ilkini hatırlamak
- Kalemlik, mont, beslenme çantası gibi eşyaları neredeyse her hafta okulda unutmak
- Konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünmek
- Yerinde duramamak, sürekli kıpırdanmak
- Sırasını bekleyememek, başkalarının sözünü ya da oyununu bölmek
- Düşünmeden harekete geçmek, tehlikeli davranışlara atılmak
Bazı çocuklarda dikkat güçlüğü, bazılarında ise hareketlilik ön plandadır; yalnızca dikkat sorunu olan çocuklar, özellikle kızlar, daha geç fark edilir.

“Öğretmen DEHB olabilir dedi, ne yapmalıyım?”
Öğretmenin gözlemi değerli bir başlangıçtır, ama tek başına tanı anlamına gelmez. Bir çocuk ve ergen psikiyatristinden randevu almak, öğretmenden yazılı bir gözlem istemek ve karneleri, ödev defterlerini yanınıza almak ilk adımlardır. Çocuğunuzun evdeki gününü kısaca not etmeniz de muayeneyi kolaylaştırır.
“Tanı nasıl konur?”
Değerlendirmeyi çocuk ve ergen psikiyatristi yapar ve bu genellikle tek bir görüşmede bitmez. Muayenede gelişim öyküsü, aile yaşamı, okul durumu ve sağlık bilgileri ele alınır; çocukla görüşülür ve gözlemlenir. Anne babanın evde, öğretmenin sınıfta işaretlediği kısa anketler, çocuğun iki ayrı ortamdaki hâlini karşılaştırmamızı sağlar. Tahtayı net göremeyen, geceleri horlayıp dinlenemeyen, harfleri karıştırdığı için derste kopan ya da evdeki bir gerginlik yüzünden aklı dağılan çocuklar da DEHB'liymiş gibi görünebilir; bu olasılıklar tek tek elenir. Gerekirse zekâ ve öğrenme testleri istenir.
“İlaç kullanmak zorunda mı?”
Her çocuğun ilaca ihtiyacı yoktur. Hafif durumlarda, özellikle okul öncesi dönemde, ebeveyn eğitimi ve davranışsal yöntemler ilk sırada gelir. Orta ve ağır DEHB'de ise ilaç tedavisi belirtileri belirgin biçimde azaltır ve çocuğun öğrenmesini kolaylaştırır. İlaca geçmeden önce çocuğun boyunu, kilosunu, kalp atışını ve kan basıncını kaydeder, ailede erken yaşta kalp sorunu olup olmadığını sorarız; tedavi süresince iştah, uyku ve büyüme düzenli olarak izlenir. İlaç çocuğun kişiliğini değiştirmez; dikkatini toplamasına ve kendini durdurabilmesine yardım eder.
“Evde neler yapabiliriz?”
- Sabah hazırlığını resimli bir sıra kartıyla adım adım görünür kılmak
- "Odanı topla" yerine "Önce legoları kutuya koy" gibi tek ve somut bir istekte bulunmak
- Ödev masasını sade tutmak, her sayfadan sonra iki dakikalık zıplama molası vermek
- Olumlu davranışı o an yakalayıp adıyla söylemek ve yıldız çizelgesiyle takip etmek
- Evin kurallarını üç dört maddeyle sınırlayıp buzdolabına asmak
- Akşamları ekranı erken kapatıp parkta ya da bahçede hareket zamanı ayırmak
“Arkadaşlık ilişkileri neden zor?”
DEHB'li çocuklar oyunda sırasını beklemekte, kuralları takip etmekte ve kaybetmeye tahammül etmekte zorlanabilir. Bu yüzden arkadaşları onları oyuna almak istemeyebilir; çocuk da kendini dışlanmış ve yalnız hissedebilir. Tedavide sosyal becerilerle de çalışılır: sırayla konuşmak, başkasının duygusunu fark etmek, kızgınken durup nefes almak. Anne babanın çocuğu küçük ve yapılandırılmış oyun buluşmalarıyla desteklemesi, bir ya da iki yakın arkadaşlık kurmasını kolaylaştırır.
“Okulda ne değişmeli?”
Okul, DEHB'li çocuğun en çok zorlandığı yerdir; bu yüzden öğretmen tedavinin vazgeçilmez ortaklarındandır. Çocuğun dikkat dağıtan noktalardan uzakta ve öğretmene yakın oturması, uzun görevlerin parçalara bölünmesi, sınıf içinde izinli kısa hareket fırsatları ve sınavlarda ek süre gibi düzenlemeler çocuğun bildiğini göstermesini kolaylaştırır. Okul rehberlik servisi bu düzenlemelerin planlanmasında yardımcı olabilir; öğretmenden haftada bir gelen kısa bir not da tedavinin etkisini izlemeyi kolaylaştırır.
Sık sorulanlar
DEHB ekran yüzünden mi olur?
Hayır. DEHB'de kalıtım ve beyin gelişimi belirleyicidir; aşırı ekran belirtileri kötüleştirebilir ama nedeni değildir.
Büyüyünce geçer mi?
Hareketlilik yaşla azalma eğilimindedir; dikkat ve düzen güçlükleri ise bazı çocuklarda yetişkinlikte de sürebilir.
Tedavi ne zaman başlarsa daha iyi olur?
Belirtiler okul ve aile hayatını zorlamaya başladığında beklemeden değerlendirme yapılması önerilir; erken destek, çocuğun özgüveninin zedelenmesini ve okulda geride kalmasını önler.
Kontrollere ne sıklıkla gelmemiz gerekir?
İlaç başlandıysa ilk aylarda birkaç haftada bir, durum dengelendikten sonra birkaç ayda bir kontrol yeterlidir.
İlaç başarısını kalıcı olarak artırır mı?
İlaç dikkat ve öğrenme koşullarını iyileştirir; kalıcı başarı için okul desteği ve evdeki düzenle birlikte kullanılması gerekir.










